Çocuğum için ne zaman uzmana başvurmalıyım
Ebeveynlerin en sık takıldığı soru şudur: beklesem geçer mi, yoksa geç mi kalıyorum. Bu sayfa o soruya bir liste ile değil, bir bakış açısıyla cevap verir. Burada hangi davranışın neye işaret ettiği yazmaz; çünkü bunu ancak çocuğu tanıyan bir uzman, aileyi ve okulu da dinleyerek değerlendirebilir.
Hangi durumlarda değerlendirme düşünülür
Değerlendirme, tek bir davranış nedeniyle değil, bir durumun süresi ve kapladığı alan nedeniyle düşünülür. Uzmanlar genellikle üç şeye birden bakar: durum ne kadar zamandır sürüyor, çocuğun hayatının kaç alanını etkiliyor ve çocuk bundan ne kadar zorlanıyor. Bir hafta süren ve yalnızca evde görülen bir huzursuzluk ile aylardır süren, okulda da arkadaş ilişkisinde de görülen bir tablo aynı şey değildir. Uyku, iştah, okula gitme isteği, arkadaşla oynama isteği ve daha önce keyif aldığı şeylere ilgisi bu bakışta işe yarayan alanlardır; çünkü bunlar çocuğun genel gidişatını yetişkin yorumundan daha az filtreyle gösterir. Çocuğun kendisi zorlandığını söylüyorsa bu tek başına yeterli bir gerekçedir ve sınanması gerekmez. Değerlendirme istemek, bir şeyin yanlış olduğunu kabul etmek anlamına gelmez; pek çok görüşme, ailenin gördüğü şeyin olağan olduğunu öğrenmesiyle ve rahatlamasıyla sonuçlanır. Bir görüşme, aylardır kafanızda dönen soruyu bir saat içinde bambaşka bir yere taşıyabilir.
Beklesem geçer mi sorusu
Beklemek bazen doğru bir karardır, ama karar bilinçli verildiğinde. Çocuklukta pek çok durum gerçekten geçicidir ve bir dönemin doğal parçasıdır; her dalgalanma bir müdahale gerektirmez. Sorun, beklemenin bir plana değil kaygıya bırakılmasıdır: aile bir yandan bekler, bir yandan her gün huzursuz olur ve haftalar bu ikisinin arasında geçer. Bu bekleyiş çoğu zaman en yorucu kısımdır, çünkü ne rahatlama ne de harekete geçme getirir. Daha kullanışlı olan, beklemeye bir çerçeve koymaktır. Neyi izleyeceğinizi, ne kadar süre izleyeceğinizi ve hangi durumda randevu alacağınızı önceden belirleyin, tercihen eşinizle birlikte. Bu çerçeve hem sizi rahatlatır hem de bir uzmana gittiğinizde elinizde çok değerli bir gözlem birikimi olur. Çocuğun güvenliğiyle ilgili bir tereddüt varsa bekleme dönemi hiç başlamaz; o durumda vakit kaybetmeden profesyonel destek alınır. Beklemeye karar verdiyseniz bunu bir ret olarak değil, tarihi belli bir ara karar olarak düşünün; süre dolduğunda kararı yeniden gözden geçirin.
Erken değerlendirmenin mantığı
Erken değerlendirmenin amacı bir etiket koymak değil, gereksiz yılları geride bırakmamaktır. Bir uzmanla erken konuşmak çoğu zaman ailenin yükünü hafifletir: ya durumun olağan olduğunu öğrenirsiniz ve rahatlarsınız, ya da yapılabilecek bir şey varsa ona daha geniş bir zamanla başlarsınız. Erken davranmak, çocuğun kendisiyle ilgili olumsuz bir hikâye kurmasını da önleyebilir; yıllarca zorlanan bir çocuk çoğu zaman bunu beceriksizlik olarak yorumlar ve bu yorum kalıcı hale gelir. Buradaki erken kelimesi acele demek değildir. Aceleyle konan bir yargı, ertelenen bir değerlendirme kadar zarar verebilir ve bir kez konduğunda geri alması zordur. İyi bir süreç zaman ayırır, birden fazla kaynaktan bilgi toplar ve ailenin sorularına yer bırakır. Kaygıyla değil merakla hareket etmek, bu adımı hem sizin hem çocuğunuz için kolaylaştırır ve görüşmeyi bir tehdit olmaktan çıkarır. Erken adım atmak, ilerleyen dönemde daha az müdahaleyle yol alınmasını da mümkün kılar.
Değerlendirme kim tarafından ve nasıl yapılır
Çocuk ve ergen alanında değerlendirme, konuyla ilgili eğitim almış ruh sağlığı uzmanlarınca yapılır ve tıbbi tanı yetkisi hekimdedir. Süreç genellikle tek bir görüşmeden ibaret değildir. Uzman aileyi dinler, çocuğu yaşına uygun bir ortamda görür, gerektiğinde okuldan bilgi ister ve gelişim geçmişini baştan alır. Amaç davranışı tek başına değil, çocuğun içinde bulunduğu bütün içinde anlamaktır; aynı davranış farklı çocuklarda farklı şeylerin sonucu olabilir ve bu ayrımı yapmak zaman ister. Bu yüzden internetten okuyarak veya bir sorgudan geçirerek varılan sonuçlar yanıltıcıdır, üstelik ailede gereksiz bir alarm bırakır. Randevuya giderken gözlemlerinizi kısa notlar halinde götürmek işi kolaylaştırır: ne zaman başladı, hangi ortamlarda oluyor, ne işe yaradı, ne işe yaramadı. Çocuğunuza gidilecek yeri korkutmadan, birlikte konuşulacak bir görüşme olarak anlatın; bu, ilk seansın çok daha rahat geçmesini sağlar. Sürecin ne kadar süreceğini ve nasıl ilerleyeceğini uzmana açıkça sormak da hakkınızdır.
Beklemeden destek alınması gereken durumlar
Bazı durumlarda bekleme dönemi hiç açılmaz. Çocuğunuzun veya gencin kendine zarar verme ihtimalini düşündüren bir şey duyduysanız veya gördüyseniz, bunu sınamadan ciddiye alın ve aynı gün profesyonel desteğe başvurun. Acil bir tehlike söz konusuysa 112 Acil Çağrı Merkezi aranır. Bir çocuğun ihmal edildiğinden veya istismara uğradığından şüpheleniyorsanız bu, ailenin kendi içinde çözmeye çalışacağı bir konu değildir; şüphenizi resmi olarak bildirmeniz gerekir. Türkiye'de bu bildirim için 183 Sosyal Destek Hattı ve kolluk birimleri kullanılır, acil durumlarda yine 112 aranır. Bildirim yapmak için kesin kanıtınızın olması gerekmez, şüphe yeterlidir ve değerlendirmeyi yetkili birimler yapar. Bu tür durumlarda çocuğu sorguya çekmek yerine dinlemek ve söylediğini değiştirmeye çalışmamak önemlidir. Aynı zamanda çocuğun psikolojik desteğe erişmesi için bir uzmanla iletişime geçin. Bu tür bir durumda kendi sarsıntınızı da hafife almayın; bildirimi yapan yetişkinin de desteğe ihtiyacı olabilir.
Sık sorulanlar
Uzmana gitmek çocuğuma bir etiket yapıştırır mı?
Bir görüşme kendi başına etiket üretmez. Değerlendirme, çocuğu ve ailesini tanımaya yönelik bir süreçtir ve pek çok görüşme ailenin gördüğü şeyin olağan olduğunu öğrenmesiyle sonuçlanır. Etiketleyici olan, uzman görüşü değil, çevrenin veya internetin acele koyduğu adlandırmalardır.
Çocuğuma nereye gittiğimizi nasıl anlatmalıyım?
Yaşına uygun, sade ve korkutmayan bir dille anlatın. Bir şeyin cezası veya bir arızanın tamiri gibi değil, birlikte konuşulacak bir görüşme olarak tarif etmek yeterlidir. Gizlemek ya da son anda söylemek, çocuğun ortama güvenle girmesini zorlaştırır.
Eşim gerek olmadığını düşünüyor, ne yapmalıyım?
Eşler arasındaki görüş farkı sık görülür ve tek başına bir engel değildir. İlk görüşmeye ebeveynlerden birinin katılması çoğu zaman mümkündür ve uzmanla konuşulduktan sonra ikinci ebeveynin süreci değerlendirmesi kolaylaşır. Kararı tartışmayı çocuğun önünde yürütmemek önemlidir.